Get Adobe Flash player

Çalışma şartları bakımından içerisinde birçok tehlikeyi ve riski barındıran yapı sektörü, meydana gelen iş kazası sayıları ve bu kazalar sonucu oluşan kayıplar incelendiğinde tüm sektörler içerisinde ilk sıralarda yer almaktadır. Son yıllara ait iş kazaları istatistikleri dikkate alındığında; 2010 yılında meydana gelen iş kazaları sonucu toplam 1454 ölümün 475’i, 2011 yılında 1710 ölümün 570’i, 2012 yılında 745 ölümün 256’sı ve 2013 yılına ait 1360 ölümün 521’i yapı sektöründe gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, istatistiklere göre iş kazası sonucu meydana gelen yaklaşık her üç ölümden biri yapı sektöründe gerçekleşmiştir.

Yapı sektöründe gerçekleştirilen işlerin değişkenlik gösteren dinamik bir yapıda olması, çalışma ortamının zemin seviyesinden yukarıda veya aşağıda olabilmesi, aynı anda birçok farklı iş yapılması, sektörün doğa ile mücadeleyi gerektirebilmesi ve çalışma yöntemleri ile kullanılan ekipman ve malzemelerin çok çeşitli olması vb. özellikler sektörü diğer sektörlerden ayırmaktadır. Sektörün bu kendine has özellikleri yaşanan iş kazası sayısının artmasına ve bu kazaların genellikle ağır sonuçlu olmasına neden olmaktadır.

Yapı sektöründen yapılan faaliyetler ve bu faaliyetler neticesinde yaşanan kazalar incelendiğinde, çalışanların sağlık ve güvenliğine karşı en büyük tehdidi ise yüksekte yapılan çalışmaların oluşturduğu görülmektedir. Yapılan araştırmalar, sektörde yaşanan ölüm ve yaralanma ile sonuçlanmış iş kazalarının yaklaşık % 40’ının yüksekten düşmeden kaynaklandığını göstermektedir.

Çalışanların sık sık yüksekten düşme riski ile karşı karşıya kalmalarına neden olan bazı önemli hususlar aşağıda belirtilmiştir.

  • Kullanılan ekipmanların temini, kurulumu, montajı ve sökümü sırasında yapılan hatalar ve eksiklikler,
  • Çalışma sırasında ekipmanlar üzerinde yapılan değişiklikler,
  • Yüksekte çalışma öncesi planlama yapılmaması,
  • Yüksekte yapılan işlerin gözetiminin hiç yapılmaması ya da yetersiz olması,
  • Yanlış korunma yöntemlerine başvurulması,
  • Çalışmaya uygun ekipmanın bulunmaması,
  • Yüksekte çalışma ile ilgili eğitim alınmamış olması,
  • Toplu korunma tedbirlerinden ziyade kişisel korunma tedbirlerine öncelik verilmesi.

Yukarıdaki hususlar ve yapı işlerinde gerçekleştirilen faaliyetler dikkate alındığında; sıva yapımı, cephe giydirme, izolasyon ve boya işleri, baraj, tünel gibi yüksek perde inşası ve yapıların tadilatı gibi birçok çalışmanın gerçekleştirilmesi için kullanılan iskelelerin yapılan araştırma ve incelemelerde yüksekten düşme şeklinde yaşanan kaza sayıları bakımından ilk sıralarda yer aldığı görülmüştür. Ülkemizde kullanımı son derece yaygın olan cephe iskeleleri iş sağlığı ve güvenliği açısından görsel olarak incelendiğinde aşağıdaki hususlar dikkat çekmektedir.

  • İskelelerde çalışanların rahatça hareket edebilmeleri ve işlerini güvenli şekilde yapabilmeleri için bulunması gereken çalışma platformları yer almamaktadır. (Çalışmalar bütün bir cephe boyunca bir veya birkaç kalas kullanılarak güvensiz şekilde yapılmaktadır.)
  • İskelelerde paslanmış, darbe almış, yamuk, çatlak ve dayanıksız malzemelerin kullanımı mevcuttur.
  • Çalışanların çalışacakları yere iskele elemanlarına basarak tırmandıkları görülmektedir. (Erişim amacıyla merdiven kullanımı son derece azdır.)
  • İskele üzerinde ara koruma elemanı (ara korkuluk, çerçeve, ızgara korkuluk) görülmemekte hatta bu elemanın takılabileceği bir bağlantı elemanı (flanş vb.) dahi bulunmamaktadır.
  • İskeleler zemine uygun şekilde oturtulmamakta, iskele ayaklarının altında uygun olmayan malzemeler kullanılmaktadır.

Dolayısıyla, iskelelerin mevcut durumu ve yapılan çalışmalarda güvensiz hareket ve davranışlarda bulunulması sebebiyle iskeleler adeta iş kazasına davetiye çıkarmakta ve iskeleden düşme şeklindeki kazaların sayısı artmaktadır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (ISGGM), ölümlü iş kazaları açısından ilk sırada yer alan yapı sektöründe yüksekte yapılan çalışmaların önemli bir kısmını oluşturan cephe iskelelerinin güvenlik şartlarına uygun olmamasından kaynaklı iş kazalarının önlenebilmesi amacıyla Alman Sosyal Kaza Sigortası Kurumu (DGUV) ile imzaladığı protokol kapsamında “Güvenli İskele, İskelede Güvenlik Projesi” ni yürütmeye başlamıştır.

Bu proje ile öncelikli olarak ülkemizde kullanılan cephe iskelelerinin standartlara uygun şekilde üretilmesi, sektörde standarda uygun iskele kullanımının yaygınlaştırılması ve konu ile ilgili tüm taraflarda farkındalığın arttırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca kurulum ve söküm aşamaları da dâhil olmak üzere kullanım boyunca iskelelerde güvenli çalışmanın sağlanması ile iş kazalarının ve bu kazalar neticesinde oluşan kayıpların azaltılması hedeflenmektedir.

Proje kapsamında, ilk olarak 01.12.2014 - 05.12.2014 tarihleri arasında sırasıyla Gaziantep, Maraş, Adana ve Mersin illerinde birer günlük seminerler düzenlenmiş ve farkındalığın sağlanmasına yönelik eğitimler verilmiştir.

2015 yılında ise sırasıyla; Bursa, Eskişehir, Kayseri, Konya, Muğla, Samsun, Trabzon, Ankara ve Denizli illerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğinde bilgilendirme seminerleri düzenlenmiştir.

Katılımcı profilini işverenler, iş güvenli uzmanları, şantiye şefleri ve iskele üreticisi firma temsilcilerinin oluşturduğu seminerlerde; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (ÇSB), Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ve İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikasından (INTES) katılan müfettiş ve uzmanlar iskelelerde yüksekten düşme sebebiyle yaşanan iş kazalarının azaltılması ve standartlara uygun cephe iskelelerin üretilmesi amacıyla çeşitli sunumlar gerçekleştirmişlerdir.

Cephe iskelelerinin belgelendirilmesi, standartlara uygun bir iskelenin nasıl olması gerektiği, iskele statik projesi, mevzuat hükümleri, mesleki eğitim, iş sağlığı ve güvenliği denetimleri ve cephe iskelesi çalışmalarında kişisel koruyucu donanım (KKD) kullanımı gibi konularda detaylı bilgiler verilmiştir.

Mevcut durumda projenin sahada yansımaları görülmeye başlanmış ve iskele üreticileri standartlara uygunluk belgelerini almaya başlamışlardır. Çalışma sahalarında; standartlarda belirtilen malzeme niteliklerine sahip, statik hesapları olan, düşmeye karşı güvenli ve üreticiden temin edilen el kitapları dikkate alınarak kurulmuş cephe iskelelerinin kullanılması ile öncelikli olarak iş kazalarının önüne geçilecektir. Ayrıca korozyona dirençli standart malzemelerin kullanımıyla kurulum kolaylaşacak ve iskelelerin kullanım ömrü çok daha uzun olacaktır. Çalışanlar rahatça ve daha etkin bir biçimde çalışacak ve iş kazası neticesinde oluşan manevi kayıplar ile tüm görünür ve görünmez maddi kayıplar ortadan kalkacaktır. Teftiş ve denetimler kolaylaşacak, iş sağlığı ve güvenliğine verilen önem firmaların prestij ve marka değerini arttıracaktır. Dolayısıyla tüm bu sebepler neticesinde işverenler standartlara uygun iskele sistemlerini tercih etmelidirler.

“İş Kazalarını Önlemek İçin Standartlara Uygun Cephe İskelesi Kullanın” ve “Güvenliğimizi Birlikte İnşa Edelim” sloganlarıyla sürdürülen projenin değerlendirilmesi ve bu aşamadan sonraki yol planının belirlenmesi amacıyla ÇSGB, ÇŞB, TSE, İNTES ve Almanya İnşaat Meslek Sandığı (BG BAU) yetkilileri arasında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısı neticesinde “Güvenli İskele, İskelede Güvenlik Projesi” nin yaygınlaştırılması ve inşaat sektöründe çalışan düşmesine neden olan diğer ekipman ve işlerde de bilgilendirme çalışmalarının yapılması öngörülmüştür.

“Güvenli İskele, İskelede Güvenlik Projesi” bilgilendirme seminerlerinin; yüksekten düşme sebebiyle yaşanan iş kazalarının azaltılması, güvenli iskele kullanımının yaygınlaştırılması ve iskele işinin her safhasında güvenli çalışmanın sürdürülebilmesi için 2015 ve 2016 yıllarında diğer illerde de sürdürülmesi planlanmaktadır.

“GÜVENLİĞİMİZİ BİRLİKTE İNŞA EDELİM”

Sosyal Medya

Etkinlik Takvimi