Yedinci Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı; 4-7 Mayıs 2014 tarihlerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde 45 farklı ülkeden gelen alanlarında öncü bilim insanları, akademisyenler, uzmanlar, bürokratlar, sektörde faaliyet gösteren iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.

2001 yılından beri düzenlenen konferansın bu yılki teması “İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi” olarak belirlenmiş ve bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği teknik, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla incelenmiştir.

Konferans yerli ve yabancı olmak üzere 104 basın mensubu ile 85 basın kuruluşu tarafından izlenmiş olup  3 gün boyunca 4152’e kişi takip etmiştir. Konferans kapsamında, Konferans Bilim Kurulu tarafından 347 bildiri değerlendirilmiş ve bunlardan 147’si sözel ve 86’sı poster bildiri sunumu olarak gerçekleştirilmiştir. Eş zamanlı olarak düzenlenen 38 oturumdaki 165 sunumda iş sağlığı ve güvenliği alanında öne çıkan başlıklarda çarpıcı değerlendirmeler yapılmıştır.

4 Mayıs’ta 6 farklı konu başlığında gerçekleştirilen eğitim kurslarına 190 kişi katılım sağlamıştır. İlk olarak 19.Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongre’sinde düzenlenmiş ve başarı sağlamış eğitim kurslarına bu tür organizasyonlarda yer verilmeye devam edilmesinin Konferans katılımcıları tarafından da desteklendiği görülmüştür. Konferans ayrıca ICOH, WHO CC/SEENWH, ENETOSH ve OIC-OSHNET gibi uluslararası kurum ve kuruluşların toplantılarına ev sahipliği yapmıştır.

Ayrıca 6 Mayıs’ta G-20 ülkelerini temsilen 16 katılımcı ile gerçekleşen “Güvenli İşyerleri Oluşturulması” alt grubu toplantısında G-20 Çalışma ve İstihdam bakanları ile G-20 Liderler Zirvesi bildirgelerine esas olmak üzere hazırlanacak taslak beyanda yer alacak hususlar ile daha güvenli ve sağlıklı işyerleri oluşturmak için hazırlanacak olan yol haritası konusunda görüş alışverişinde bulunulmuştur.

Konferans kapsamında açılan fuar alanında 19 ülkeden 89 firmanın iştirakiyle sektördeki teknolojik gelişmelere bağlı olarak sürekli yenilenen mühendislik çözümleri, kişisel koruyucu donanımlar ve iş sağlığı ve güvenliği alanında verilen hizmetler tanıtılmıştır. Fuar organizasyonuna 3000’in üzerinde katılım gerçekleşmiştir. Konferansın son gününde ise iş sağlığı ve güvenliği alanında iyi uygulama örneklerini görmek amacıyla 10 farklı işletmeye teknik turlar planlanmıştır. Kapanış oturumunun ardından düzenlenecek bu ziyaretlere 280 kişi kayıt yaptırmıştır.

Konferans kapsamında yapılan değerlendirme ve tartışmalar sonucunda oluşturulan görüş ve önerileri kamuoyunun dikkatine sunuyoruz;

  • Konferans İSG alanındaki uluslararası kuruluşların temsilcileri ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden konunun uzmanı yetkili ve sorumlu kişileri bir araya getirmek suretiyle güçlü bilgi ve deneyim alış verişi olanağı sağlamış, gelecek için işbirliği imkânlarının oluşturulmasını kolaylaştırıcı rol oynamıştır.

  • İstanbul Deklarasyonu Dünya’da iş sağlığı ve güvenliğinin gelişiminde tarihi bir öneme sahiptir; benimsenmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.

  • İş sağlığı ve güvenliğinin ulusal ve uluslararası düzeyde öncelikli olarak yer alması ve bu alana yeterli insan gücü ile ekonomik kaynağın ayrılması çalışma ortamının iyileştirilmesi ve çalışanların sağlık ve güvenliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.

  • İş sağlığı ve güvenliği konularının yönetim sistemi yaklaşımı ile ele alınması sorunlara çözüm getirilmesinde etkili bir yöntemdir. 89/391/EEC sayılı Çerçeve Direktif ve ILO 155 ve ILO 161 sayılı Sözleşmelere uyumlu olarak hazırlanmış olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da İSG Yönetim Sistemi yaklaşımını desteklemektedir.

  • Kuruluş misyonları iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi olan uluslararası kuruluşlar çalışma hayatının iyileştirilmesine yönelik strateji ve hedeflerin belirlenmesinde ulusal düzeyde kanun koyucuları yönlendirici olmalıdır.

  • İş sağlığı ve güvenliği politikalarının uygulanmasında; kanun koyucu ve tüm sosyal paydaşların politika oluşturma haricinde, sahada aktif olarak yer alması, iyi uygulamalara rehberlik yapması ve rol model oluşturmasının önemi büyüktür.

  • İş sağlığı ve güvenliğinin, ulusal sağlık politikalarının vazgeçilmez bir parçası olduğu gerçeğiyle; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının işbirliği ve ortak akılla yürüteceği saha uygulamalarının gerçekleştirilmesi beklenmektedir.

  • İş sağlığı ve güvenliği alanında yapılan çalışmaların, iyi uygulamaların ve yeniliklerin ülkeler arasında paylaşılması için etkili bir araç olarak düşünülen global bir bilgi ağının kurulmasının gerekliliği öne çıkmıştır. Bu bilgi ağı ile mevcut işbirliklerinin genişletilerek dünyada iş sağlığı ve güvenliği çıtasının yükseltilmesi hedeflenmektedir.

  • İş sağlığı ve güvenliği eğiticileri ve eğitimlerinin niteliğinin iyileştirilmesi amacıyla bu alanda uluslararası standartlar oluşturulmalıdır.

  • Tarım sektörüne özgü özel tehlikelerin varlığına rağmen, bu tehlikelere çözüm getiren iyi uygulamaların azlığı nedeniyle bu alandaki çalışmaların yaygınlaştırılması ve asgari kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir.

  • Günümüzde çalışma yaşamında yeri ve önemi artan ve bu nedenle diğer sektörlere göre daha çok çalışanı ilgilendiren kamu ve hizmet sektöründe iş sağlığı ve güvenliği konusu göz ardı edilmemelidir.

  • İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi için toplumsal bir güvenlik kültürü oluşturulmalıdır.